|
Çiçek,
kendi suretinde yaratırmış tomurcuğunu
Koparsan kırmızı kanarmış renklere
Aslında vazolar, alet edilme duygusu taşırmış
Vakitsiz devşirilen bütün çiçeklere
Ağaç, kendi suretinde yaratırmış dalını
Acemiliğini sonbaharda çıkarır
Geriye kalan üç mevsimde keyfini sürermiş doğanın
-Meyvesi için taşlanmak,
Münferit bir vakasıymış tarihinin-
Kuş, kendi suretinde yaratırmış yavrusunu
"Cik, cik" ler provası olurmuş
Uçacağı mavi gökyüzünün
Kerhen kanat bırakarak protesto etmese gökyüzünü
Koyun, kendi suretinde yaratırmış kuzusunu,
Kuzu kuzu dinlermiş efendime söyleyeyim büyüyüp koyun olduğunda.
Önce "kendi bacaklarından" başlarmış
asılma faslı
Sonra "kasap et / koyun can" oyunu kapalı gişe
oynarmış mezbahalarda
İnsan, kendi suretinde yaratırmış
tanrısını
Yaranmak için yarattığı tanrısına
Alırmış eline ateşi
Önce kıyarmış en has ozanına,
Sonra "zil takıp oynarmış" hem de ´insan´,
´insana.´
(*) Bartın Kitap Fuarı 4. Hasan
Bayrı Şiir Yarışması Üçüncülük Ödülü
|